Sarı Zeybek Belgeseli

ataturk-belgeseli

 

Örnek Metin – Belgesel Okuma Alıştırmaları

 

 

 

 

 

 

Onu özlüyorum.
Aslında onu hiç görmedim.
Yüz yüze gelmedim.
Ama onu tanıyorum.
Sesini cızırtılı bantlardan dinledim.
Hep siyah beyaz filmlerde gördüm yüzünü.
Çelik bakışlarını, şiirlerde okudum.
Onu yaşıyorum.
Özlü sözlerini okudum köşe başlarında.
Adını her sabah, okul sıralarında andım.
Şimdi 55 yıl sonra,
onunla son yolculuğa çıkıyorum bir kez daha.
Onun geçtiği yollardan geçiyorum.
Yollarda bıraktığı anıların,
izini sürüyorum.
Çektiği acıları ruhumda taşıyorum.
Onu arıyorum.

Hastaydı.
Bir imparatorluğu çökerten adamı, şimdi
içindeki amansız bir illet çökertiyordu.
Amansız ve adını henüz bilmediği bir illet.
Doktorlar kaplıca tavsiye etmişlerdi.
Son 300 gününe girerken, pırıl pırıl güneşin
ışıklarıyla yıkanan bir yoldan geçerek
Termal’e kür tedavisine gidiyordu.
Şifayı sularda arayacaktı.
1937’nin ilk aylarında
başlamıştı belirtiler.
Çehresi bir kaç yıl öncesine
kıyasla müthiş değişmiş.
Benzi solmuş, hatları keskinleşmişti.
Sağ elini ceketinin ilik yerinden
çıkarmaz olmuştu.
Sanki bir yarayı saklar gibiydi.
İştahsız ve halsizdi. Sık sık burnu kanıyor,
bacakları ve kolları kaşınıyordu.
Hastalık ”geliyorum” diyordu.
Kimse duymadı.
Burnu kanayınca tampon koydular.
İştahsızlığa lezzetli mezeler,
kaşıntılara merhem.
Oysa o, içten içe eriyordu.