Inishman’ın Sakatı

Inishman'ın Sakatı

Inishman’ın Sakatı

BILLY:  Anne? Korkarım ki ben artık bu dünyaya ait değilim, Anne. Ölüm perilerinin benim için ağlayışlarını duymuyor olabilir miyim, çorak ada evimden böylesine uzak olsam da? Çorak bir yurt, öyle, ama onurlu ve bir o kadar eli açık, ne var ki sana sırtımı döndüm, yaptım bunu, tek başıma ve bir dolarlık bir odada ölüme yatmış olarak kalakaldım sonunda, soğuk terimi üstümden silecek bir annem olmaksızın, ne de ölümüm için Tanrı’ya sövecek bir babam, ne de kıpırtısız gövdemin üzerine gözyaşları dökecek lepiska saçlı bir güzel kızcağız, kıpırtısız gövde, evet, ama onurlu ve boyun eğmeyen. Bir İrlandalı!

(duraklama)

Yalnızca bir İrlandalı. Gövdesinde dürüst bir yürek ve düzgün bir baş taşıyan ve de bir yüzyılın açlığı ile bir yaşamlık baskı ve kıyımın dize getiremediği doğru dürüst bir ruh sahibi olan. Hayır, parçalanmayan bir ruh…

(Öksürür.)

….ama parçalanmış bir gövde ve kırık dökük ciğerler ve eğer doğrusunu söylemek gerekirse, kırık bir yürek aynı zamanda, onun gerçek duygularını hiç bilmemiş olan ve artık elbet hiç bilemeyecek olan bir kız tarafından. Nedir bu, Anne, şimdi bana söylediğin?

(Masanın üstündeki bir sayfa kağıda bakar.)

Ona yazıp yurduma yolluyor olacağım, biliyorum, ve duygularımı bildireceğim. Aa, şimdi geç, Anne. Yarın yapılsa o görev, zamanında olmaz mı?

(Kalkar ve ayağını sürüyerek soldaki aynaya yönelir, alçak sesle “Kırpık Saçlı Çocuk”u söyleyerek:)

“Elveda Baba, Annem, sana da

Mary kardeş kim var senden başka

Erkek kardeşim, o tek başına

Kargı bileyor, değirmen taşında”

(Kötüdür, sendeler, emekleye, tutuna, kendini yatağa atar, hırlamaktadır, dolabın üstündeki fotoğrafa bakar.)

Cennet neye benziyordur, Anne? Çok güzel bir yer olduğunu duymuştum, İrlanda’dan bile daha güzel ama öyleyse bile, senin güzelliğine yaklaşamaz. Merak ediyorum sakat çocukları Cennet’e alırlar mı hiç? Kuşkusuz, gitmekle çirkinleştirmez miyiz o yeri?

(Fotoğrafı dolabın üstüne geri koyar.)

“Bu gencin ölüm yeridir bu topraklar

Gövdesi de yaşlı İrlanda’da yatar

Yanından gelip geçen tüm iyi insanlar

Tanrı bu kırpık saçlı oğlanı bağışlar”

Kötü durumdadır şu göğsüm benim, Anne. Şimdi küçük bir uykuya yatırmalıyım kendimi. Çünkü güç iş var demir yolunda yarın yapılacak.

(duraklama)

Neydi o, Anne? Dualarım? Biliyorum. Elbet, unutur olur muyum, sen bana öyle güzel öğretmişken?

(Kendini kutsar.)

Şimdi kendimi yatırıyorum uykuya. Tanrı’ya duacıyım, ruhumu koruması için. Ama eğer…

(duraklama)

Ama eğer uyanmadan önce ölürsem…Tanrı’ya duacıyım…

(gözleri yaşlı)

Tanrı’ya duacıyım…

(Duraklama…Kendini toparlar. Güler.)

Sen tasalanma, Anne. “Yalnızca uykudur benim göçeceğim yer.” Yalnızca uykudur.

(BILLY yatar, ağrılı hırıltıları gittikçe kötüleşir, sonunda çok acı veren bir soluk kesilmesiyle birden durur. Gözleri kapanır, başı bir yana kayar, öyle uzanmış, kıpırtısız kalır. Ağır ağır kararma.)