TROILOS İle KRESSIDA

venedik-taciri-shakespeare

 

 

 

 

 

 

 

TROILOS  :  Ne diye çıkıp dövüşeyim Troya surlarının dışında,
Kendi içimde böylesine amansız bir savaş varken?
Yüreğine güvenen her Troyalı gitsin dövüşsün;
Ben Troilos, ben kaptırdım yüreğimi.
Yunanlılar güçlü, güçlü oldukları kadar akıllı,
Akıllı oldukları kadar çetin, çetin oldukları kadar da gözüpek.
Bense bir kadının gözyaşları kadar bitkinim,
Uyku kadar yumuşak, bilgisizlik kadar alık,
Gecenin karanlığında kalmış bir kızdan daha ürkek,
Toy çocuklardan daha beceriksizim.

Sabrın kendisi, sabrın tanrısı katlanamaz
Benim katlandığım işkenceye.
Priamos’un görkemli sofrasına oturmuşum,düşün;
Ama güzel Kressida aklıma gelince.
Ne dedim, yalancı! aklına gelince mi?
Aklından çıktığı var mı ki ?

Ne diyordum.Tam içimi çekecekken,
Yüreğim ortasından ikiye bölünecekken,
Hektor yada babam farkına varır diye,
İç çekişimi bir gülümsemeye boğdum,
Fırtınalı gökyüzünü güneşin ışığa boğması gibi.
Ama sahte bir gülüşle gizlenen dertler,
Kaderin insana birden zehir ettiği sevince benzer.
Ah Pandaros! Ne diyeyim saba Pandaros.
Ben sana, umutlarım denize düştü boğuldu diyorum,
Sen tutmuş denizler kaç kulaç diyorsun bana.
Ben Kressida beni deli etti diyorum,
Sen hala Kressida güzeldir diyorsun bana.
Yüreğimi kemiren yaranın üstüne sen gelmiş
Gözlerini, saçlarını, yanağını, yürüyüşünü, sesini döküyorsun.
Tutmuş, elini anlatıyorsun bana.
O el ki, beyazlar onun yanında mürekkep olur,
Karanlıklardan dert yanarlar.o el ki yumuşaklığı yanında,
Kuğu yavrularının tüyleri bile sert kalır,
Bir rençberin nasırlı avucu kadar.
Bunları söylüyorsun bana.
Benim yarama merhem değil ki bunlar!
Yarayı açan bıçağı, bir daha, bir daha,
Saplıyorsun içime.
William Shakespeare
Türkçesi: Sabahattin EYÜBOĞLU- Mina URGAN