Venedik Taciri

venedik-taciri-shakespeare

 

SHYLOCK  :   Sinyor Antonio, paralarım ve tefeciliğim yüzünden Rialto’da beni az horlamadınız. Ama ben hep omuz silkip geçtim,
ses çıkarmadım; Acı çekmek halkımın kaderinde var çünkü. İmansız dediniz bana, insafsız köpek dediniz
ve Yahudi giysilerime tükürdünüz; Hepsi de, benim olan şeyi kullandığım için. Eh şimdi de görünüşe göre yardımıma ihtiyacınız var. Değil mi ha? Şimdi de bana gelip diyorsunuz ki,
”Shylock, bize para lazım” diyorsunuz; Tükürüğünü sakalıma boşaltan, eşiğinize gelen
sokak köpeğini tekmeler gibi beni tekmeleyen siz, şimdi para istiyorsunuz.
Ne desem peki ben size? ”Köpekte para ne arar? Nasıl yapsın da bir köpek size üç bin duka borç versin?” demem gerekmez mi?

Yoksa köle gibi yerlere kadar eğilip, ezilip büzülerek, kısık bir sesle şöyle mi desem: ”Sayın efendim, geçen çarşamba yüzüme tükürmüş,
filan gün beni tekmelemiş, falan gün bana köpek demiştiniz. Gösterdiğiniz bu nezaket karşılığı size şu kadar borç para vermek isterim?” (…)
Durun canım, o kadar sinirlenmeyin! Dost olmak istiyorum sizinle, sevginizi kazanmak istiyorum.
Niyetim, bana sürdüğünüz utanç lekelerini unutmak, şu anda ne istiyorsanız vermek ve verdiğim paralar için
tek kuruş faiz almamak. Ama siz beni dinlemiyorsunuz bile. İyilikle yapılmış bir teklif bu.
Venedik Taciri – William Shakespeare
Çeviri: Bülent Bozkurt / Remzi Kitabevi

xxxxx

LAUNCELOT

Yani vicdanım elverse de şu efendim Yahudi’nin elinden kaçıp kurtulsam artık. Şeytan dirseğimin dibinde kışkırtıp duruyor; Diyor ki,
”Gobbo, Launcelot Gobbo, evladım Launcelot,”
Ya da
”Evladım Gobbo,”
Ya da
”Evladım Launcelot Gobbo, bacaklarını kullan, hadi fırla, kaç buradan.”
Vicdanım diyor ki,
”Yoo; sakın ha, şerefli Launcelot, sakın ha şerefli Gobbo,”
Ya da, yukarda da belirtildiği gibi,
”Şerefli Launcelot Gobbo, kaçayım deme, tabanları yağlayıp kaçmak yakışmaz sana.”
Ama o yaman şeytan yok mu,
”Hadi yallah, yürü, durma!”
diyor,
”Yahu yüreklen biraz, koş hadi.”
Ama vicdanım, yüreğimin boynuna asılmış bana bilgece diyor ki,
”Şerefli dostum Launcelot”
-Elbet de ben şerefli bir adamın oğlu olduğumdan, daha doğrusu şerefli bir kadının oğlu diyecektim çünkü babamda biraz kokusu çıkmış işin, yani hafif taşkınlık varmış, ağzının tadını bilirmiş – işte vicdanım diyor ki,
”Launcelot, kımıldama!”
”Kımılda!” diyor şeytan,
”Kımıldama!” diyor Vicdanım.
Ben de diyorum ki, ”Vicdan” diyorum, ”Güzel söylüyorsun,”- ‘’Şeytan,’’ diyorum, ”Güzel söylüyorsun,” – vicdanımın sözünü dinlersem, efendim Yahudi’nin yanında kalmam gerekiyor, efendimse -aman Allah korusun!- bir çeşit şeytan; Yahudi’den kaçıp kurtulmak için Şeytanın sözüne uymam gerek, şeytansa -çok afedersiniz- iblisin ta kendisi: Yahudi kesinlikle insan kılığında bir şeytan; vicdanıma gelince, o da biraz insafsız bir vicdan, yani Yahudi’nin yanında kal dediğine göre bana…
Şeytanın öğüdü daha dost işi: Tamam kaçıyorum şeytan, tabanlarım senin emrinde, kaçıyorum.

Venedik Taciri – William Shakespeare
Çeviri: Bülent Bozkurt / Remzi Kitabevi

TV’de yayınlanan Venedik Taciri filminde seslendirme yapan sanatçılar Devamı