Atinalı Timon

Atinalı Timon 

Atinalı Timon: Cömertliğin Yalnızlığa Dönüştüğü Shakespeare Tragedyası

William Shakespeare’in en az sahnelenen ancak en çarpıcı eserlerinden biri olan Atinalı Timon (Timon of Athens), dostluk, servet ve insan doğası üzerine sert bir sorgulama sunan sıra dışı bir tragedya olarak dikkat çeker. Güçlü toplumsal eleştirileriyle öne çıkan oyun, maddi zenginliğin insan ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini etkileyici bir anlatımla gözler önüne serer.

Oyunun merkezinde, cömertliğiyle tanınan Atinalı soylu Timon yer alır. Servetini dostları için harcamaktan çekinmeyen Timon, çevresindekilerin sevgisini gerçek dostluk sanır. Ancak mal varlığını kaybettiğinde yardım beklediği insanların onu yüzüstü bırakması, hayatını kökten değiştirir. Bu büyük hayal kırıklığı, Timon’u insanlardan nefret eden yalnız bir adama dönüştürür. William Shakespeare, Timon’un değişimini yalnızca bireysel bir trajedi olarak değil, çıkar ilişkileri üzerine kurulu toplum düzenine yöneltilmiş güçlü bir eleştiri olarak işler. Oyunda para, dostluk ve iktidar arasındaki bağlar ustalıkla sorgulanırken, sadakatin gerçek değeri de tartışmaya açılır.

Karamsar atmosferi ve felsefi derinliğiyle Atinalı Timon, günümüz dünyasında da geçerliliğini koruyan evrensel temalar barındırır. İnsan ilişkilerinin samimiyetini ve maddi çıkarların dostluk üzerindeki etkisini irdeleyen eser, Shakespeare’in en düşündürücü oyunlarından biri olarak tiyatro tarihindeki özel yerini korumaktadır.

Tirad Örneği
Tirad Örneği

Atinalı Timon Tiradı :

 

TIMON – Sevgili dostlarım, oturmaz mısınız? (…)
Herkes sevgilisini öpmeye koşar gibi geçsin yerine.
Hepiniz tıpatıp aynı şeyi yiyeceksiniz. Resmi bir
ziyafetteymiş gibi yer seçmekle oyalanıp yemeği
soğutmayın. Oturun, oturun! Ama tanrılara şükran
borcumuzu ödeyelim önce.
Ey yüce koruyucularımız; bu topluluğumuzdaki
yüreklere şükran duyguları serpin. Çünkü sizler,
bizlere verdiklerinizle yücelttiniz kendinizi, ama varınızı
yoğunuzu da vermeyin, yoksa tanrılığınız hor görülür.
Herkese yetecek kadar verin ki, kimse kimseye muhtaç
olmasın. Çünkü siz tanrılar, insanlardan borç istemek
zorunda kalsanız gözlerinden düşersiniz. Yiyecekleri
yemeği yedirenden daha çok sevdirin insanları. Yirmi
kişilik bir toplantıda bir o kadar da alçak bulunsun her
zaman. Bir sofraya oturan on iki kadının bir düzinesi o
bildiğiniz soydan olsun! Ey tanrılar, ne kadar lanetiniz
daha kaldıysa yağdırın Atina’nın senatörleri ve aşağılık
çirkef sürüleri üstüne! İçlerindeki çamura boğun
onları! Buradaki dostlarıma gelince, hiçe saydığım için
hepsini, hiçlik dilerim hepsine sizden, buyursun hiç yesinler!
Açın tabaklarınızı, köpekler, açın da yalayın!
(…)
Dilerim görüp göreceğiniz en iyi ziyafet olsun bu!
Sizi gidi ağız dostları sizi!
Duman ve ılık su; tam sizin şanınıza layık işte.
Timon’un son yemeği budur size.
Yıkayıp temizliyor işte kendini Timon
Üstüne pul pul yapışan dalkavukluğunuzdan;
Savuruyor işte böyle suratınıza
Vıcık vıcık alçaklığınızı.
Herkesin lanetleriyle yaşayın, uzun uzun hem de;
Sizi sırıtkan, yapışkan, iğrenç sömürgenler sizi!
Para budalaları, sofra sülükleri, iyi gün sinekleri!
Süklüm püklüm uşaklar, uçarı dumanlar, kalleş
kuklalar!
Bütün insan ve hayvan hastalıklarına tutulasıcalar!
Ne o? Kaçıyor musun? Dur biraz; ilacını iç de öyle git!
Sen de! Sen de! Dur, para vereceğim, borç
istemeyeceğim.
Ne o? Kaçış mı hep birden? Bundan sonra
Alçakları çağırmadan kurulmasın hiçbir sofra.
Yansın konağım! Atina yerin dibine batsın!
Bundan böyle Timon’un yüreğinde yeri olmasın
İnsanların, hiçbir insanın!

Yazan: William Shakespeare

 Seslendirme Metinleri  

Seslendirme Dersleri İçin Tirat Alıştırmaları

Tiratlar

 

LÜTFEN YORUM YAZMAYI UNUTMAYIN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir