Kafa Sesi

Ağız oynamadığı halde konuşmanın olduğu durumlarda kullanılır.
Kişinin iç dünyasında yaptığı konuşmadır. İç monolog da denir.
Mektup okuyan biri ya da aklından geçenleri duyduğumuz sözlerdir.
Hafif bir eko da verilebilir.
Filmdeki oyunculardan birinin aklından geçenler (On voice, internal diegetic
sound, interior monologue ya da inner monologue olarak da bilinen bu tip “içinden
konuşmalar” genelde yankılı olarak kullanılır)

 

Filmlerden Örnekler : 
Maria: (dış ses Alman aksanlı) Sevgili Leonard…
Bu mektubun sana ulaşması için…
çok az da olsa bir ihtimal görüyorum…
Hayatta mısın bilmiyorum bile…
Fakat hayatta olduğunu hissediyorum…
Sonbahar’da Avrupa’ya bir seyahat planlıyoruz.
Çocuklarıma Almanya’yı göstereceğime dair söz vermiştim..
Bundan daha iyi bir fırsat olamaz… Bu değişim gün- lerinde…
10 Kasım’dan itibaren 3 günlüğüne Berlin’de olacağız….
Bunlar şu anki hayatın açısından önemsizse.
anılar çok acı veriyorsa.
o halde bırak 25 yaşındaki halin, eski bir dosttan gelen
bu merhabayı kabul etsin
Bu mektup hiçbir yere ulaşmazsa,.
hiç açılmaz ve hiç okunmazsa… lütfen Tanrım.
yaptığımız korkunç şey için bizi bağışla…
Sevgimize tanık ol ve onu kutsa…
Eskiden olduğu gibi… Mariya.
( Masumiyet filminden)

ROBIN HOOD : (GD) (MEKTUP)
“Sevgili, Marion. Bu mektubu sana çok büyük bir
üzüntüyle yazıyorum ve gelecekte yaşayacağımız yuvamızı
yeniden inşa edene kadar, evliliğimizi ertelemeyi rica ediyorum.
Eşine, düzgün bir ev sağlayamayan bir erkek, ne kadar değerli olabilir?
Lütfen sevgilim, biraz sabırlı ol. Hemen bugün işe başlıyorum.
Loksli Hol’u eskisinden daha da güzel yapacağım.
Seni sonsuza kadar seveceğim, benim güzel sevgilim. Robin.”
(Robin Hood filminden )

ASYA (kafa sesi): Samet, baba demişti.
Onu babalığa seçmişti. Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu.
Sevgi, emekti.
ASYA (kafa sesi) : O gece ilk defa gün ağarırken geldi eve.
İşi olmadığını biliyordum.
Sarhoştu. İlk defa böyle bakıyordu bana.
Bir derdi mi vardı? Paylaşmak isterdim.
Anlatmıyordu. Samet’i bile sevmedi.
Bir suç varsa bendeydi. Anlamıyordum, el kadar
bebenin ne suçu olur! Meğer kamyonunu elinden almışlar.
( Selvi Boylum Al Yazmalım filminden )

RENTON : Uyuşturucuyu bırakmak, aşama bir.
Hazırlık. Bunun için gerekenler:
Çıkamayacağın bir oda, sakinleştirici müzik. 10 kutu domates
çorbası, 8 kutu mantar çorbası soğuk tüketime uygun olmalı.
Bir büyük kova vanilyalı dondurma. Bir şişe süt.
Parastemol, ağız gargarası, vitaminler, maden suyu.
Enerji içeceği, pornografi.
Bir yatak. İdrar, dışkı ve kusmuk için kovalar.
Bir televizyon ve annem tarafından tedarik edilmiş bir şişe
sakinleştirici. Ki o da kendi çapında bir uyuşturucu bağımlısıdır.
Sadece valyum devreye girene kadar acımı hafifletecek…
Son bir vuruşa ihtiyacım var o kadar.
(Trainspotting filminden)