Sekiz Kadın

Sekiz Kadın

Fransız yazar Robert Thomas’ın yazdığı Sekiz Kadın (orijinal adı Huit Femmes), hem dramatik hem de gerilim dolu bir yapıt olarak sahneye konmuş bir başyapıt. 1950’lerin Fransa’sında geçen bu oyun, bir cinayetle açılır ve sekiz kadının bir araya gelmesiyle sürükleyici bir gizem ortaya çıkar. Yalnızca bir cinayet değil, aynı zamanda ikiyüzlülük, kıskançlık, sadakat, intikam ve gizli tutkuların gerilimli bir biçimde işlendiği bir dramadır. Oyun, bir ailenin kadın üyelerinin farklı karakter ve yaşam kesitlerini derinlemesine ele alır. Her biri, cinayetin çözülmesinde kilit bir rol oynamaktadır. Bu sekiz kadının her biri, farklı kişilik özellikleriyle birbirinden ayrılır; bazıları saf ve masum görünse de, her birinin ardında bir sır yatar. İhtiraslı bir eş, bakıcı, kız kardeş, kız çocukları ve anneler… Thomas, her kadının arka planını ustalıkla işler, onları izleyiciye birer gizemli figür olarak sunar. Karakterlerin birbirleriyle olan çatışmaları, hem fiziksel hem de duygusal anlamda izleyiciyi etkiler. Çözülmesi gereken bir cinayet ve arkasındaki sırlar, onları bir arada tutar. Her bir karakter, hem zayıflıkları hem de güçlü yanlarıyla büyüler. Sekiz Kadın, hem klasik bir dedektif hikayesi sunarken, hem de insan doğasının derinliklerine dair etkileyici bir psikolojik çözümleme yapar. Robert Thomas’ın Sekiz Kadını, izleyiciye sürekli bir soru işareti bırakarak, insanın karanlık yüzlerine dair unutulmaz bir bakış sunar.
mask-tirad

 

 

 

 

 

Catherina : 
Onu ben mi öldürdüm, Diye soruyorsun değil mi? Öldürmekten söz eden kim?
(Muzaffer bir edayla) Babam hiç bir zaman ölmedi ki. (Gülmekten
katılır) Hepinizle öyle rahatça alay ettim ki : Babam hiçte ölmedi. Yaşıyor,
şuracıkta, kapının arkasında… (Gece olanları tekrar canlandırmaya
çalışır.) Ah babacığım: Ağlama artık. Bütün bu hanımlar için gözyaşı dökmeye değmez.
Bak, senin için bir tiyatro oyunu düzenleyeceğim. Hiç,
Moliere’nin “Hastalık Hastası” nı seyrettin mi? Seyretmedin ha: ”
Hastalık hastasındaki adam Ölmüş gibi yapar, böylece karısının, kızının, bütün
ailesinin kendisi hakkında ne düşündüklerini öğrenir. Sen de öyle yapsana.
Yatağına şöyle uzanacaksın.. Ben şu bıçağı pijamana yapıştıracağım,
etrafa kırmızı mürekkep dökeceğim. Zavallı babacığım, bana önce tuhaf tuhaf baktı…
Sonra gülmeye başladı. Güldü, güldü. Gülmek öyle iyi geldi ki ona. ” Bak göreceksin
hepsinin korkudan ödleri patlayacak” dedim. Ve bu korkunç komediyi size
hazırlayıverdim. Pierrette’ye telefon ettim. Sonra telefonun telini kestim,
köpekleri uyuttum, otomobili bozdum, tabancayı çaldım, annemin iki bin lirasını yürüttüm.
Babamın odasının anahtarını da değiştirdim, odaya girmeyesiniz diye:
Kısacası her şeyi ayarladım, yönettim. Hatta kendi başıma şamdanlığı bile
indirdim. Sadece Chanel bir ara şüpheleniverdi. Herhalde babamı penceresinin
arkasında fark etti değil mi? Seni de korkutmak zorunda kaldım
Kusura bakma şişman Chanel’ im benim ama çeneni tutmanı istiyordum…
Oyunumu sonuna kadar yürütebilmem gerekiyordu…
Bütün gerçekler eksiksiz ortaya çıkmalıydı.
(Son derece sevinçli)
Evet, bu sabahtan beri babam şu kapının arkasından bütün konuştuklarınızı işitti.
Artık hepinizin ne mal olduğunu iyice anladı.
hepinizden kurtuldu artık. Şimdi benimle, sevgili kızı Catherina ile el ele verecek…
beraberce buradan uzaklara çok uzaklara gideceğiz…
(Odaya doğru seslenir)
Olup bitenleri iyice işittin baba: Her şeyi anladın, artık bekle geliyorum.
(Cebinden anahtarı çıkarır)
İşte kurtuluş anahtarı
(Birden kapının arkasından bir el silah sesi duyulur.
Baba odasında intihar etmiştir.
Catherina yaralı bir hayvan gibi çırpınır.)
Baba… Babacığım. Hayır olmaz, Şaka yapıyorsun değil mi?
(Kapıya gelir anahtarıyla açar ve içeride gördüğü manzaranın
önünde donakalır. Diğer kadınlara döner)
Bu sefer onu gerçekten siz öldürdünüz!
Yazan : Robert Thomas 

 Seslendirme Metinleri  

Seslendirme Dersleri İçin Tirat Alıştırmaları

Tiratlar

 

 

LÜTFEN YORUM YAZMAYI UNUTMAYIN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir