Arzu Tramvayı

Arzu Tramvayı

Arzu Tramvayı

Tennessee Williams’ın aynı
adlı oyunundan sinemaya uyarlanmıştır.
Amerikan tiyatro edebiyatının olduğu kadar
dünya tiyatrosunun da en önemli eserlerinden biridir.
Arzu Tramvayı adlı eserin gerçekçi psikolojik tiyatro eserleri içinde
özel bir yeri vardır.
Arzu Tramvayı
filmini
Türkçe seslendiren sanatçılar.
TRT de yayınlanan filmde seslendirme yapan sanatçılar
Blanche : Sevtap Toktay
Stella : Parla Şenol
Stanley : Tamer Karadağlı
Pablo : Orçun Çıtır
Mitch : Sezai Aydın
Steve : Nuri Gökaşan
Hemşire : Nefrin Tokyay
Doktor : Faruk Akgören
Eun : Nilgün Karababa
Kadın : Mübeccel Vardar
Satıcı : Sedat Yılmaz
Cem Safran
Seslendirme Yönetmeni : Esra Kutsal
Örnek Tirad :
BLANCHE
Hep darbeler aldım! Tüm o ölümler! Mezarlığa giden uzun yol!
Babam, annem, Margaret! Öyle korkunç bir şekilde gitti ki,
tabuta bile koyamadılar, çöp gibi yakmak zorunda kaldılar!
Sen eve sadece cenazelerde geldin Stella ve cenaze törenleri
ölümlere kıyasla daha iyidir! Sessizdir ama ölümler öyle değil,
bazen nefes alamazlar, bazen hırıltı çıkarırlar, yaşlılar bile “
ölmek istemiyorum” derler, sanki biz buna mani olabilirmişiz
gibi! Ama cenazeler çiçeklerle süslenir ve güzeldir, hem de
nasıl gösterişli çelenklerle getirilir! Ölüm döşeğinde “beni
bırakma” diye inleyene kadar, can mücadelesinin, ekmek
mücadelesinin ne olduğunu insan asla bilemez! Sen rüyanda
bile görmezsin! Ben gördüm! Gördüm! Gördüm! Ve şimdi sen
orada oturup bakışlarınla evi elimizden çıkarttığım için beni
suçluyorsun! Kahretsin, tüm bu hastalıkların ve cenazelerin
hangi parayla ödendiğini sanıyorsun? Ölmek bile pahalı
oluyor Stella hanım! Margaret’in hemen ardından yaşlı kuzen
Jessie, Grip Reaper döşeği bizim eve sermişti! Niye Stella?
Belle Reve onun karargahıydı! Tatlım, işte ev böyle ellerimden
kayıp gitti!Hangi birisi bize miras bıraktılar? Hangi birisi tek
kuruş hayat sigortası bıraktı? Sadece zavallı Jessie 100 dolar
bırakmıştı o da tabut parası oldu! Hepsi bu kadardı Stella! Ve
ben, üç kuruş öğretmen maaşımla..evet, orada oturup
kabahati bana yükle! Bana bakarak evin elden gitmesine
sebep olduğumu düşün! Sen neredeydin? Polonya’lıyla
yatakta!
Arzu Tramvayı – Tennessee Williams
Çeviri: Esin Damcı – Nilüfer Karakullukçu / İmge Kitabevi
****
BLANCHE: Ben, bütün o yumrukları ben yedim, Stella.
Yüzüme, vücuduma. Mezarlığa
doğru yollanan ölüler alayı benim gözlerimin önünden geçti.
Babam, annem, Margaret, birbiri
ardına o korkunç yola düştüler. Tanrı öylesini göstermesin
kimseye. Tabut bulmak bile
mesele oldu. Neredeyse, çöp gibi yakmak gerekiyordu onları.
Sen tam cenaze törenine
yetiştin, Stella. Ölüme göre cenaze töreni ne güzel şey.
Cenaze törenleri sessizlik içinde geçer.
Ama ölüm öyle mi? Ben onların, kimi boğuk boğuk hırıltılar
halinde, kimi sayıklama gibi,
bazen “Bırakma beni!” diye haykıran iniltilerini, can
çekişmelerini kulaklarımla duydum.
Hayatta tatmadık zevk koymamış doksanlık yaşlılar bile son
nefeslerinde “Beni bırakma!”
diye bağırırlar. Onları gitmekten alıkoymak elindeymiş gibi.
Ama cenaze törenleri renk renk
çiçekler arasında sessiz geçti. Tabutlar debdebeli idi.
Başuçlarında bulunup da onların
“Bırakma beni!” diye haykırmalarını duymadıkça, geçirilen
ölüm ve kalım didişmesini nasıl
anlayacaksın? Senin rüyalarına bile girmeyen bu sahneleri
ben gözlerimle gördüm. Şimdi
karşıma geçip bana, “Evi barkı yitirdin!” diye çıkışmak
kolaydır. Bütün o hastalıkların,
ölümlerin masrafları nereden çıktı sanıyorsun? Ölüm ucuza
mal olmuyor, Bayan Stella!
Margaret’in hemen arkasından Jessie’nin hastalık ve ölüm
masrafları, sonra ötekiler. Azrail
çadırını eşiğimize kurmuştu. Belle Reve’i karargâh seçti
kendine. İşte Stella, Belle Reve böyle
çıktı elimizden. Gidenlerin hangisi servet bıraktı? Geçtik
servetten, bir kuruş bırakan oldu
mu? Yalnız zavallı Jessie… kalan yüz doları ancak tabut
masrafını karşıladı. Bu ağır külfetin
karşısında benim küçücük aylığımdan gayri ne vardı? Şimdi
beni kınıyorsun. Geçip karşıma,
çiftliği elden çıkarmışım gibi şüpheli şüpheli bakıyorsun. Peki,
bütün bunlar olup biterken sen
nerelerde idin? Yatakta değil mi? Sevgili Polağınla.
Yazan: Tennessee Williams
Çeviren: Halit Çakır
Milli Eğitim Basımevi, 1997