Hayvanat Bahçesi

Hayvanat Bahçesi

Hayvanat Bahçesi
Hayvanat Bahçesi

 

 

 

 

 

 

 

JERY : Ne yapmak niyetindesiniz? Sözlerimden anlamlar çıkartarak, beni
tahlil etmeye mi çalışıyorsunuz. Boş verin canım uğraşmaya
değmez. Ben size anlatıvereyim… Kırmızı tuğlalarla kaplı, oda
oda kiraya verilen dört katlı döküntü bir binada otururum ben…
Central Park’ın batısında… Benim odam en üst kattadır, arka
tarafta, batıda… gülünç denecek kadar küçük bir odadır bu. Bir
duvarı kontrplaktır. Bu kontrplak parçası odamı gene gülünç
denecek kadar küçük olan başka bir odadan ayırır. Bu iki odanın
önceleri tek bir oda olduğunu sanıyorum. Tabii, gene küçük bir
oda olması gerekir ama gülünç denecek kadar küçük değil
herhalde. Kontrplağın öteki tarafında bir zenci oturur. O biçim
bir zenci… Kapısı her zaman açıktır. Ama her zaman değil, büyük
bir ciddiyetle kaşlarını yolduğu zamanlar özellikle açıktır.
Zencilerde ender rastlanır ama ağzı çürük dişlerle doludur. Ayrıca
bir de Japon kimonosu giyer. Bu da enderdir. Koridorun ucunda
bulunan tuvalete gidip gelirken bu kimonoyu giyer, bu gidiş
gelişler çok sıktır. Yani demek istiyorum ki bu zenci zırt pırt
helaya gider. Beni hiç rahatsız etmediği gibi odasına da kimseyi
getirmez. İşi gücü kaşlarını yolmak, kimonosunu giyinmek ve
tuvalete gitmektir. Ön taraftaki diğer odaların, benimkinden daha
geniş olmakla beraber gene de küçük olduklarını tahmin
ediyorum… Bu odaların birinde Puerto rico’lu bir aile barınır. Bir
adam, bir kadın ve birkaç çocuk. Çocukların sayısını tam olarak
bilmiyorum. Bu aile çok hoştur sık sık misafir çağırır eğlence
düzenlerler. Ön tarafa bakan öbür odada da biri oturur ama onu
hiç görmedim. Hiçbir zaman… hiç… hiç…

Yazan : EDWARD ALBEE

 

LÜTFEN YORUM YAZMAYI UNUTMAYIN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir