Eskicinin Tazesi

Orijinal adı La Zapatera Prodigiosa.
Federico Garcia Lorca’nın eseri Eskicinin Tazesi.
Tirat çalışması.
(Yazar görünür. Acele girer. Elinde bir mektup.)
YAZAR : Değerli dinleyiciler… (Duraklar.) Yok, yok, «Değerli dinleyiciler» değil, sade «dinleyiciler» diyim, daha iyi. Ama yazar halkı değerli saymıyor san¬mayın sakın, öyle şey mi olur! Yalnız işte, bu «değerli» sözünün ardında bir çeşit korku, bir tür ürperiş var sanki; seyirciler oyuncuların ustalığını, yazarın da dehasını aman n’olur bolkeseden kabul etsin diye yağ yakar gibi bir hal… Oysa şair onlardan ihsan değil, dikkat bekliyor, yazar takımının tiyatroya karşı duyageldikleri korkunun tel örgüsünü çoktan aşmış o çünkü. Bu saçma korku yüzünden ve tiyatro işi çoğu zaman parasal kaygılarla yürütüldüğü için, şiir de sahneden ayak götürmüş; sözgelimi, bir ağacın bir duman bulutuna dönüşmesini, ya da üç tanecik balığın bir ele ve bir söze aşkından, midesi tamtakır kalabalıkları doyuracak üç milyonluk bir sürü haline gelişini yadırgamayacak olan daha başka çevrelere kaçıp gitmiş. Yazar da sıradan, kendi halinde bir eskici karısının yaşarlı cıvıltısında yeni bir dram tadı arayım demiş. Yazarın bir eskici karısının kılığına bürüdüğü bu şiirsel yaratık, kimi bir ezginin, ki¬mi basit bir baladın esintisiyle her yerde hazır-nazır, yürüyor, koşuyor, soluk alıyor. Arada gemi azıya alıyor, açıp ağzını yumuyorsa gözünü, seyirciler bakmasın kusuruna, garibim çünkü kendisini sarmalayan gerçekle ve göze görünür gerçeğe dönüşüp duran hayalleriyle boğuşuyor, babam, boğuşuyor. ( Eskicinin Tazesi’nin bağırtısı duyulur: Sahneye çıkacağım ben!) Acelen ne, bekle bir dakika! Çıkacaksın şimdi. Ama öyle uzun etekli, alacalı tüylerle süslü giysilerle değil. Eskici karısının yamalı entarisiyle çıkacaksın anladın mı? (Eskicinin Tazesi’nin sesi duyulur: Sahneye çıkacağım ben!)
Sus!
(Perde açılır, karanlık sahne görünür.) Kentlerde de her sabah böyle ağarır tanyeri; seyirciler, ahali yani, düşlerinin yarım-dünyasını unutup pazara çıkarlar alışverişe. Sen de işte Eskicinin Tazesi, yavrucuğum, pazardan evine giriyorsun öyle…
(Işık yoğunlaşır.)
Başlayalım hadi! Dedim a, sokaktan geliyorsun!
(Tartışma sesleri duyulur. Seyircilere:)
Hayırlı akşamlar.
(Silindir şapkasını çıkarır. Şapka iç tarafın¬dan gelen yeşil bir ışıkla aydınlanır. Yazar şapkayı baş aşağı çevirir, içinden sular akar. Yazar seyircilere mahcup mahcup “bakar, sonra bıyık altından gülerek, geri geri gider.)
Özür dilerim, efendim.
(Çıkar.)

Erol Kardeseci ve
Sermin Hürmeriç
Yazan : Federico Garcia Lorca
Çeviren : Can Yücel













