Bir Zamanlar İnek

Bir Zamanlar İnek

Bir Zamanlar İnek

Bir Zamanlar İnek
belgeselinden örnek bir sahne :
ANLATAN : Birazdan dinleyeceğiniz hikâye, ineklerin yeryüzünde yaban öküzü
olarak dolaştığı çağlarda gerçekleşebilirdi. 
Eski çağların yaban öküzlerinin, günümüzden çok uzun bir zaman önce
evcilleştirildiği biliniyor.
Melezleme yöntemiyle yetiştirilen yaban öküzü,
et stoku olmasının yanı sıra süt deposu,
deri kaynağı ve tarım aracı olarak bildiğimiz ‘inek’e dönüştü.
Böylelikle bizi birleştiren o şahane öykü başladı.
İnekler, doğamızın ve tarihimizin çok önemli bir parçası olmalarına karşın onlara
yeterince dikkat etmeyiz, hatta onları lekeleriz.
O kocaman, yumuşak gözlerinin ardında, zekâları
büyük ölçüde hafife alınan hassas canlılar olduklarını unuturuz.
İşte bu yanılgıyı düzeltmek üzere size üç hikâye anlatacağız.
İlki, Venuaz Milli Parkı’nın göbeğinde yaşayan “Gazel” adlı
Tarentez ineğinin öyküsü. Güçlü karakteriyle bu inek, sürünün lideri olmak istiyor.
Başarılı olursa, sürüye göz kulak olmak gibi
ağır bir sorumluluğun yanı sıra, yüksek dağ çayırlarının el değmemiş dünyasıyla da yüzleşecek.
Ardından “Nugaro”yla tanışacağız. Morvan yaylalarında doğan bir
Şarole yavrusu. Annesinin ölümünden sonra günleri sayılı yaşayan
Nugaro, birkaç hafta boyunca hayatta kalma mücadelesi verecek.
Son olarak, bugüne kadar yaşadığı adadan ilk defa ayrıldığın- da tam anlamıyla unutulmaz
bir deneyim yaşayan Bretonya ineği “Sitörnle tanışmak üzere Arz Adası’na gideceğiz.
( belgeselden alıntı ).
Orijinal adı : Once Upon a Cow 
Bir Zamanlar İnek
belgeselinin konusu :
Fransa’nın dünyaca ünlü inek cinslerinden bazılarının
tanıtıldığı belgeselde, ineklerin kaliteli ve bol
süt üretmeleri için yapılan çalışmalar
anlatılırken, Paris Tarım ve Hayvancılık Fuarı’ndan
görüntülere de yer veriliyor.
Anlatan : Ziya Kürküt