Fragman Seslendirme

Fragman Seslendirme

Fragman Seslendirme 7 

Fragman Seslendirmeleri
Fragman Seslendirme metinleri

 

 

PI’NIN YAŞAMI
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan, görsel bir başyapıt: Pi’nin Yaşamı sizi okyanusun ortasında unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor. Genç Pi Patel, ailesiyle birlikte Hindistan’dan Kanada’ya uzanan bir gemi yolculuğuna çıkar. Ancak fırtına sonrası yalnızca bir can salı kalır—ve içinde bir Bengal kaplanı Richard Parker ile baş başadır. Bu büyüleyici hikâye, hayatta kalma mücadelesiyle birlikte inanç, doğa ve insan ruhunun gücünü sorgulayan bir anlatıya dönüşür. Oscar ödüllü yönetmen Ang Lee’nin etkileyici yönetimi ve muazzam görsel efektleriyle sinema tarihine geçen bu film, sadece bir hayatta kalma hikâyesi değil, aynı zamanda bir varoluş masalıdır. Gerçekle kurmacanın iç içe geçtiği bu büyülü anlatıda, Pi’nin gözünden dünyayı yeniden keşfedecek ve her dalgada başka bir anlamla yüzleşeceksiniz. Pi’nin Yaşamı ile destansı bir yolculuğa hazır olun!

SAKINCALI FİLM DOLABI
Beyazperde… hayallerin, kahramanların, aşkların sahnesi.
Ama ya görünmeyenler?
Ya anlatılmayan hikâyeler?
Onlar oradaydı… ama kodlarla, imalarla, suskunluklarla gizlenmişti.
Hollywood yıllarca bazı aşkları göstermedi, bazı kimlikleri sakladı.
Eşcinsel karakterler ya karikatürleştirildi… ya trajediye mahkûm edildi.
Peki neden?
Kim karar verdi kimin görünür olacağına, kimin sessiz kalacağına?
The Celluloid Closet, sinema tarihine cesur bir yolculuk yapıyor.
Unutulmuş karakterleri, bastırılmış temaları ve perde arkasındaki gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor.
Sinemanın büyüsü kadar suskunluğu da konuşuluyor bu belgeselde.
Ünlü oyuncular, yazarlar, yönetmenler… herkes anlatıyor.
Gizlenmiş aşkları, kısıtlanmış kimlikleri ve dönüşümün izlerini.
Bu sadece sinemanın değil… bir toplumun aynası.
The Celluloid Closet.
Görmediğini fark ettiğinde, her şey değişir.
Çünkü perde arkası, bazen en gerçek hikâyeyi anlatır.
Bu belgesel, sessizliğin ardındaki sesi duyurmak için var.
Ve o ses, artık geri döndürülemez biçimde yükseliyor.
The Celluloid Closet belgeseli.

SEVMEK ZAMANI
DIŞ SES : Bazen bir aşk, bir bakışla değil… bir suskunlukla başlar.
Bir duvarda gördüğü resme bağlandı Halil.
Ne adını sordu, ne gerçeğini aradı.
Çünkü onun için sevmek, görmekle değil… hissetmekle ilgiliydi.
Halil bir boyacıydı… ama yüreğinde başka renkler taşıyordu.
Meral ise, kendi yüzüne âşık bir yabancıyla karşılaşmanın şaşkınlığını yaşadı.
Ama bu, bildiğimiz anlamda bir aşk değildi.
Bu, kelimelerden arınmış, bedenden uzak bir bağdı.
“Ben seni değil, senin resmini sevdim,” dedi Halil.
Çünkü o, sahip olmayı değil… seyre dalmayı seçmişti.
İki insan, aynı hayalin etrafında dönerken… zaman durdu.
Ne şehir konuştu, ne mevsimler değişti.
Sadece sessizlik vardı… ve bir resmin ardına gizlenmiş sevda.
Sevmek Zamanı…
Aşkın soyutlaştığı, duygunun derinleştiği bir yolculuk.
Metin Erksan’dan sinemamızın en zarif, en şiirsel anlatılarından biri.
Sevmek Zamanı…
Aşka bir de buradan bakmaya cesaretin var mı?

Squid Game
Hayatında hiç kaybetmeyi göze aldın mı?
Peki ya her şeyini… hatta hayatını?
Yüzlerce borçlu insan, gizemli bir davet alıyor.
Oyun basit görünüyor.
Kurallar tanıdık.
Ama ödül… hayatlarının değişeceği kadar büyük.
Ve bedeli… ölümcül.
Çocukken oynadığın masum oyunları hatırla.
Şimdi o oyunlar gerçek.
Ve her hamle, sonun olabilir.
İçinde bulunduğun sistem mi daha acımasız…
Yoksa kazanmak için her şeyi yapmaya hazır olan insanlar mı?
Her bölümde artan gerilim, her oyunda yükselen tansiyon.
Dostluklar, ihanetler, stratejiler…
Ve en çok da hayatta kalmak için yapılan seçimler.
Squid Game, insan doğasının karanlık köşelerine ayna tutuyor.
Paranın, çaresizliğin ve rekabetin insanı ne hâle getirebileceğini gözler önüne seriyor.
Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilirsin?
Kuralları sen koymasan da… oyunun içindesin.
Squid Game.
Bu bir oyun değil.
Bu, gerçeğin ta kendisi.

SUÇ ORTAĞI
Bir banka soygunu sonrasında ihanete uğrayıp hapse giren
ve sekiz yıl sonra çıkan Vil Montgomöri rolünde izleyeceğimiz
Nikılıs Keyc, 1990’1arın hızlı aksiyonlarından “Kon Eyr”in
ardından yönetmen Saymın Vest ile bir araya geliyor. “Suç Ortağı”,
Vil’in, kendisinde 10 milyon dolar olduğunu zanneden Ef-bi-ay
ajanları ve aynı sebepten kızını kaçırıp bir takside hapseden
eski ortağıyla olan nefes kesici macerasını anlatıyor. Vil kızını
kurtarabilmek _ için gereken 10 milyon doları gene bir banka
soygunuyla elde etmeyi planlıyor. Deni Hüstın’ın ef-bi-ay ajanını,
Coş Lukıs’ın kızını kaçıran eski ortağını, genç oyuncu
Semi Geyl’in de Vil’in kızını canlandırdığı “Suç Ortağı”nı Nikılıs Keyc,
bir babanın kızına olan sevgisini işleyen, aksiyon yüklü
bir suç dramı olarak tanımlıyor. 

ŞİMDİ YA DA ASLA

‘’Şimdi ya da Asla’’ Rob Reiner’in ( Rab Rayne’nin ) yönettiği,
Jack Nicholson (cek nikılsın), Morgan Freeman (morgın frimın) ve
Sean Hayes’in ( şan heys) başrollerinde oynadığı Amerikan yapımı bir
film. Milyoner Edward ( edvırt ) ile araba tamircisi Carter (kartır )’ın
yolları bir hastane odasında kesişir ve birbirleriyle ortak yanlarını
keşfederler. Hayatlarının kalan kısmını yapmak istedikleri her şeyi
yaparak geçirme arzusu ikiliyi bir araya getirir. Birlikte seyahate
çıkarlar ve bu süre içinde dost olup, hayatı dolu dolu, hoşgörü ve
mizahla yaşamayı öğrenmeye başlarlar.
‘’Şimdi ya da Asla’’ 1 şubatta vizyona giriyor.

ŞİŞLİ KIZ  
Pigen med Nålen Kopenhag, 1920’ler.
Savaş sonrası yoksulluk, sessizlik kadar ağır.
Ve genç bir kadın, hayatta kalmakla insan kalmak arasında sıkışmış.
Karoline, hemşirelik yapan, görünmez bir işçinin hayatını yaşayan biri.
Ama sokaklarda, hastanelerde, pansiyon odalarında başka bir gerçek dolaşıyor.
Tek başına kalan kadınlar, arkasında iz bırakmayan çözümler arıyor.
Ve Karoline, o çözümlerin tam ortasında.
Sistemin görmezden geldiği hayatlara, Karoline iğneyle dokunuyor.
Ama her müdahale, biraz daha yaklaştırıyor onu uçuruma.
Vicdan, çaresizlik ve sessizlik arasında derin bir çırpınış.
İnsan hayatı, sadece sayılardan mı ibaret?
Yoksa her bir kader, başka bir çığlığın yankısı mı?
Şişli Kız – Pigen med Nålen, Danimarka sinemasının en çarpıcı yüzleşmelerinden biri.
Kadın olmanın, yalnız kalmanın ve görmezden gelinmenin gölgesinde geçen bir hikâye.
Güçlü, sessiz, unutulmaz.
Şişli Kız.
Kimin hayatı kıymetli sayılır?
Ve kim karar verir, neyin suç olduğuna?

DEVAMI

 

LÜTFEN YORUM YAZMAYI UNUTMAYIN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir