Kocasını Pişiren Kadın

Kocasını Pişiren Kadın 

Kocasını Pişiren Kadın: Kara Mizahın Lezzetli ve Sarsıcı Yüzü

İngiliz oyun yazarı Debbie Isitt tarafından kaleme alınan Kocasını Pişiren Kadın (The Woman Who Cooked Her Husband), kara mizah ile psikolojik dramı ustalıkla bir araya getiren çağdaş tiyatro oyunlarından biridir. İlk bakışta sıra dışı adıyla dikkat çeken eser, aslında evlilik, ihanet, güç dengeleri ve intikam duygusu üzerine kurulu keskin bir toplumsal eleştiri sunar.

Oyunun merkezinde, uzun yıllar süren evliliğinin ardından eşi tarafından terk edilen bir kadının yaşadığı duygusal kırılma yer alır. Ancak hikâye, klasik bir aldatılma öyküsü olmanın ötesine geçerek, karakterlerin birbirleriyle kurdukları manipülatif ilişkileri mizahi ve zaman zaman rahatsız edici bir dille sorgular. Yemek hazırlama eylemi, oyunda yalnızca mutfakla ilgili bir uğraş değil; kontrol, hesaplaşma ve sembolik bir güç gösterisine dönüşür. Debbie Isitt’in keskin diyalogları, karakterlerin iç dünyasını katman katman açığa çıkarırken, seyirciyi hem güldürür hem de rahatsız eden sorularla baş başa bırakır. Abartılı görünen olaylar, gündelik hayatın gizli çatışmalarını görünür kılan güçlü metaforlara dönüşür.

Kocasını Pişiren Kadın, mizahın ardına saklanan sert toplumsal eleştirisi ve alışılmışın dışındaki anlatımıyla, çağdaş tiyatronun ezber bozan eserlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Hem düşündüren hem de şaşırtan yapısıyla izleyicisini son perdeye kadar canlı tutmayı başarır.

Kocasını Pişiren Kadın
Kocasını Pişiren Kadın

 

HILARY :  Kocamı pişirmeye, beni terk ettiği gün karar verdim. 
Beni terk ettiği gün, tam on altı saat boyunca hiç durmadan ağladım. 
Aynaya baktığımda bütün yüzümün ağlamaktan şişmiş 
olduğunu gördüm ve… bunu sana O yaptı diye düşündüm. O*ospu çocuğu! Şey, kocanız 
sizi terk ettiğinde aklınıza sürekli bu sözcükler geliyor, hem de kocaman harflerle! Önce, 
sessizce dudaklarınızla söylemeye başlıyorsunuz. Sonra belli belirsiz mırıldanıyorsunuz.  Daha 
sonra hiddetle fısıldamaya başlıyorsunuz; sessiz harfleri tükürür gibi patlatıyorsunuz ve 
giderek, sözcükler kafanızın içinde çınladıkça, onları içinizde derinleştiriyor ve sesini sonuna 
kadar açıyorsunuz; sözcükler giderek büyüyor, büyüyor, büyüyor ve siz daha farkına bile 
varamadan bir de bakıyorsunuz ki avazınız çıktığı kadar bağırıyorsunuz; O*OSPU 
ÇOCUĞU!!!! Kocanız sizi terk ettiği zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız. 
Yazan : Debbie Isitt
The Woman who Cooked Her Husband
Debbie Isitt’in Kocasını Pişiren Kadın adlı kısa oyunu, evlilik, aldatma ve intikam kavramlarını absürt ve kara mizahla harmanlayan çarpıcı bir kadın anlatısıdır. Oyunun merkezinde, klasik bir “aldatılan eş” hikâyesinin sıradışı bir intikama dönüştüğü, rahatsız edici ama eğlenceli bir kurgu yer alır: Hilary, yıllardır evli olduğu Kenneth’in genç sevgilisi Laura ile ilişkisini öğrenir. Ancak Hilary’nin tepkisi, gözyaşı ya da öfke yerine, akıl almaz bir soğukkanlılıkla kurduğu plan olur.  Hilary, Kenneth’i yemeğe davet eder. Bu, bir barış yemeği gibi görünür – ama asıl menü çok daha sinsidir. İroni, gerginlik ve kara mizah, Isitt’in ustaca yazdığı diyaloglarla gittikçe tırmanır. Oyunun sonunda “pişirilen” şey yalnızca yemek değil, toplumun kadına biçtiği roller, evlilikteki ikiyüzlülük ve erkek egemen düzendir. Kocasını Pişiren Kadın, kısa süresine rağmen izleyiciyi sarsan, düşündüren ve güldüren bir metindir. Feminist tiyatro içinde özel bir yere sahip olan bu oyun, kadının öfkesini hem sahne hem seyirci için sindirilemez kılacak kadar güçlü servis eder.
TİRADLAR   –  SESLENDİRME METİNLERİ  – REKLAM METİNLERİ

 

LÜTFEN YORUM YAZMAYI UNUTMAYIN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir