Last Vegas

Last Vegas filminin konusu : Oscar ödüllü dört efsane oyuncu
(toplamda 6 Oscar ödülü; 9 kez Oscar adaylığı; tüm dünyada gişe hasılatı
16 milyar doları aşan filmler) beyazperdede ilk defa birlikte boy gösteriyor.
Michael Douglas, Robert De Niro, Morgan Freeman ve Kevin Kline,
grubun müzmin bekarı, yarı yaşındaki sevgilisiyle evlenmeyi kafasına
koyunca, yaşına göre davranmayı bırakıp geçmişteki parlak günlerini
yeniden yaşamaya karar veren dört kadim dostu canlandırıyor.
Nereye mi gidiyorlar? Las Vegas’a.
Ne var ki, dört kafadar kısa sürede geçen yılların çok şeyi değiştirdiğini anlar:
Günahlar Şehri de ergenliğini atlatmıştır ve arkadaşlar arasındaki rekabet, ilişkinin bağlarını yıpratmıştır.
Bol eğlence ve sürprizlere gebe bir hafta sonunda tarih yazmak bu dört eski toprak için hiç de zor olmayacaktır…
Last Vegas filminin oyuncuları ve seslendiren sanatçılar :
Yazı : Hakan Kolukısa
Kevin Kline – Sam : Mazlum Kiper
Joanna Gleason – Miriam : Müge Oruçkaptan
Michael Douglas: Billy : Aydoğan Temel
Robert De Niro: Paddy : Hakan Akın
Morgan Freeman : Archie : Rıdvan Çelebi
Eliz : Gizem Yönel
Archie 2 : Selay Taşdöğen
Paddy 2 : Ünsal Şahin
Ezra : Mehmet Hakkı Zorlu
Lisa : Selay Taşdöğen
Ira : Murat Topal
Billy : Erden Tunatekin
Sam : Mert Aydın
Dean : Erden Tunatekin
Lonnie : Özgür Özdural
Adam : Ümit Belen
Kadın : Zeynep Er
Sophie : Seda Can
Çevirmen : Begüm Hanağasıoğlu
Seslendirme Stüdyosu : Avant Garde Media
Oyuncular:
Michael Douglas,
Robert De Niro,
Morgan Freeman,
Kevin Kline
Yönetmen: Jon Turteltaub
Senaryo: Dan Fogelman
Unutulmaz performanslarını ödüllerle taçlandıran bu oyuncular,
akıl almaz meslek hayatlarında ilk defa, bu dokunaklı ama eğlenceli filmde bir araya geliyor.
“Bana telefon rehberini gönderseler bile rolü kabul ederdim.” diyor
Morgan Freeman (Archie). “Last Vegas, unutulmaz oyuncularla güzel
bir film yapmak için kaçırılmayacak bir fırsattı.”
Filmdeki Paddy karakterini canlandıran Robert De Niro da araya giriyor: “Yabancı biriyle çalışıyormuşsun gibi değil. Geçen onca zaman içinde aramızda bir tür bağ kurulmuş sanki; birbirimizin işlerini biliyoruz, işte bu Last Vegas’a şu anda dile getiremeyeceğim katkılar sağladı.”
Yıldız kadrosuyla birlikte çalışma konusunda Michael Douglas (Billy) şunları söylüyor: “Flatbush bölgesinden dört adam bir araya gelir de doğaçlama yapmaya başlarlarsa, gerçek komedi ortaya çıkar. Herkesin kendine özgü bir üslubu var. Böyle bir durumda ortaya ne çıkacağını merak ettim. Neticede birbirini kusursuz bir şekilde tamamlayan, karışık üsluplar ortaya çıktı.”
Kevin Kline da (Sam) yıldız kadrosuna dahil olmak için can attı: “Yıllar yılı eserlerini beğendiğiniz oyuncularla birlikte çalışma fikri heyecan vericiydi. Birlikte çalışacağınız oyuncu ne kadar iyi olursa, siz de o kadar iyi olabilirsiniz.” Dostluk konulu bir senaryo da Kline’ın ilgisini çekti. Senaryoda dostluk kavramının işlenişi hoşuma gitti; sadece artıları ve faydaları değil, dostluğun gerektirdiği şeyler ve ödenmesi gereken bedeller de ele alınıyordu. Her koşulda birbirlerine arka çıkıyorlar ama biri yoldan çıkacak olursa ona da haddini bildiriyorlar. İşte bu gerçekten cesaret gerektirir bazen.”
“Filmin öyküsünü eğlenceli ve dokunaklı buluyorum” diye belirtiyor filmin yapımcısı Laurence Mark, “senarist Dan Fogelman da eğlenceli ve dokunaklı tonu aynı anda verebilme yeteneğine sahip bir senarist. Dan’in yarattığı bu karakterlerin her biri, komikten ziyade dokunaklı denebilecek bir yolculuğa çıkıyor.”
Dan Fogelman, Last Vegas’ı yaklaşık altı yıl önce yazdı. “Dostluk komedileri hep hoşuma gitmiştir. Dört kadim dostun bekarlığa veda partisinde bir araya geldiğini ve bu partinin bu dört kafadarın içindeki gençlik dinamitinin fitilini ateşlediğini hayal ettim. Çıkış noktam bu oldu. Filmin başlarında Billy, Sam ve Archie’nin telefonda konuştuğu sahneyi yazdığımda parçalar bir araya gelmeye başladı.” diye hatırlıyor. “Bence arkadaş grupları arasında hiç değişmeyen ilişkiler bulunuyor. Gençliğimizde grubumuzu ve bu grup içindeki rolümüzü buluruz. Büyüyüp aile kurduğumuzda dahi, arkadaş grubu bir araya geldiğinde, eski alışkanlıklarımızı, davranışlarımızı ve rollerimizi yeninden üstleniriz. İşte senaryoda bu konuyu irdelemek istedim: Bir grup yaşlı adam yeniden bir araya gelip gençliklerinde üstlendikleri rollerin bazılarını yeniden üstlendiklerinde neler olabilir?
Fogelman senaryoyu yazmadan önce, araştırma yapmak için Las Vegas’a gitti. “Vegas’ta çok sayıda bekarlığa veda partisine gitmiştim ama tek başıma Vegas’a gitmek gibi ilginç bir deneyimi hiç yaşamadım. Kumarhanelerde dolandım, öğleden sonra 5’te tek başıma akşam yemeği yedim, kumar oynadım, etrafında gördüğü en ufak şeyi bile not eden tuhaf bir adam gibi ortalıkta dolandım.”
Fogelman, annesinin vefatından kısa bir süre sonra Vegas yolcuğunu yaptı. “Bundan önce, Los Angeles’ta bir süre yas tuttum ve açıkçası gerçekten bunalım geçirdim.” diye belirtiyor. “Bir noktadan sonra kendime şöyle dedim: Bir sonraki filmimi yazsam iyi olacak. Bunun üzerine arabama atladım ve araştırma yapmak için Las Vegas’a gittim. Daha önce hiç bu kadar kumar oynamamıştım. O yüzden ya annemin ölümüyle ilgili bir durumdu, ya da Last Vegas için uğurlu bir başlangıçtı. Nihayetinde Vegas’tan cebimde 17 bin dolarla ve sonradan Last Vegas’a dönüşecek bir senaryo taslağıyla ayrıldım.”
Yapımcı Amy Baer, Aşkta Her Şey Mümkün (2003) filminden beri, 2. Dünya Savaşı sonrasında Soğuk Savaş döneminde doğanlar için bir film yapmak istediğini belirtiyor. “Gözden kaçırılan bu izleyici kitlesi için çekilen ve gerçekten başarı yakalayan bir film furyası görmüştüm.” diye not düşüyor.
“İşte böyle bir dönemde, Dan Fogelman elinde bu öyküyle çıkageldi ve deyim yerindeyse aklımı oynattı. Öykü komik olmasının yanında, yetişkin izleyicilerin kendilerini özdeşleştirebilecekleri duygusal ve sağlam temelli bir gerçeklik barındırıyordu. Yeniden bir araya gelen ve bütün hayatları boyunca neden bu kadar sıkı dost olduklarını ve hayatlarında kim olduklarını anımsayan dört adamı anlatıyordu öykü. Üstelik bu dört kafadarın veya bu yaş grubundaki insanların gönlünü hoş etmek için hayal ettiklerini sunmuyordu.”
Yönetmen Jon Turteltaub çok geçmeden projeye dahil oldu. Turteltaub için de öykü yetişkinlere yönelik bir komedinin duygusal derinliklerini keşfetme üzerindeydi.
“Hiçbir şey anlatmayan bir komedi filmi yapabilirsiniz. İçinde eğlence, ruh ve komedi olmayan bir dram da yapabilirsiniz.” diye vurguluyor Turteltaub. “Ne var ki, biri olmadan diğeri eksik kalıyor. Bu filmde ikisi birden olmasa, büyük hayal kırıklığı yaşayacaktım. Bu karakterler gerçek olmasa, sıkıntıları gerçek olmasa, çektikleri acılar gerçek olmasa, yapılan espriler havada kalır, her şey yapmacık olur. Bizim filmimiz ikisini de barındırıyor.”
“Dramın etkili olabilmesi için komediye başvurmak gerekir.” diye destekliyor yapımcı Baer. “Terazinin ucu ikisinden bir yana doğru fazla kayacak olursa, ya aşırı duygusal olur film, ya da absürde kaçar. 2. Dünya Savaşı sonrasında ve Soğuk Savaş döneminde dünyaya gelen neslin yaşadığı gerçek duygusal ve ruhsal meselelere dokunabilmesi ve gerçeklik hissi uyandırabilmesi gerekiyordu. Bu nesil öyle sessiz sedasız göçüp gidecek bir nesil değil. 85’indeyken hala uçaktan atlayan ve 70’ine geldiğinde ilk evliliğini yapan ilk nesil bu.”
Yönetmen Turteltaub, “Her zaman yaşının adamı olma mefhumuna kafa patlattım. Gerçek şu ki, artık büyümeniz gereken bir zaman geliyor ve bazı alışkanlıklarınızdan vazgeçmediğinizde bir bakıma acınası bir hal alıyorsunuz. Diğer yandan, hiç vazgeçmememiz gereken şeyler de var; sonsuza dek peşinde koşmamız gereken eğlenceler ve davranışlar var.Gerçek olgunluğun anahtarı bu ikisinin arasındaki farkı bilmekte gizlidir; zor olan da budur.”
Karakterler filmde karşımıza ilk çıktıklarında, Sam (Kline) Florida’da erken emeklilik bunalımında kaybolmuştur; Archie (Freeman) New Jersey’de aşırı korumacı oğluyla yaşarken kafayı çizmek üzeredir; Paddy (De Niro) ise Brooklyn’deki evinde eşinin yasını tutmaktadır. Bu acınası hallerinden sevgilisine sonunda evlenme teklifinde bulunan Billy’nin (Douglas) sürpriz aramasıyla uyanan üçlü, Vegas’ta bir araya gelmeye, müstakbel damat için bekarlığa veda partisi düzenlemeye karar verir.
Ne var ki, ‘Flatbush Dörtlüsü’ Vegas’a gelir gelmez, gençliklerindeki şehrin çoktan değiştiğini anlar.
“Komedi filminde kötünün kim olduğunu söylemek bazen zordur, çoğu zaman da kötü olmaz.” diye belirtiyor Turteltaub. “Bu filmdeyse kötü gerçekten de Vegas şehri. Dört kafadar unutulmaz bir gece geçirmek için buraya geliyor ama onların gençliğinden beri Vegas çok ama çok değişmiştir. Vegas artık büyük, gürültülü, eğlence doludur ve her şeyden önemlisi gençlere hitap eden bir şehre dönüşmüştür.
Michael Douglas, yaşlarına bakmaksızın her karakterin izleyicilere hitap ettiğini düşünüyor. “Benim canlandırdığım Billy karakteri yakışıklı, hiç büyümeyen, kendini beğenmiş bir adam. Hayatı boyunca güzel yaşamış, evlenme zahmetine bile girmeyen, başarılı bir avukat. Eski ortağının cenazesindedir ve yüzleştiği bu ölüm onun için uyanma zilidir.” diye düşünüyor Douglas. “Ölüm kapıyı çalmıştır artık, bu yüzden sevgilisine evlenme teklifinde bulunmaya karar verir. Gençliklerinde kalbi kırılmıştır. O günden beri tek tabanca gezen, birine gerçekten bağlanmaktan çekinen biri olmuştur.”
Billy hiç büyümek istemeyen biriyken, Paddy evinden dışarı çıkmak bile istememektedir. De Niro, Paddy karakterini “bunalımda, üzgün ve kendini evine hapsetmiş bir emekli” diye tanımlıyor. “Evden dışarı çıkmak istemiyor. Huysuz bir ihtiyar. Arkadaşları, Billy için Vegas’a gitme konusunda ona oyun oynarlar. Ama onun Billy ile görülecek bir hesabı vardır.”
Archie, Paddy’nin herkesin hayatını (özellikle de kendisininkini) değiştirebilecek bir fırsatı mahvetmesine izin vermeyecektir. “Benim canlandırdığım Archie karakteri emekli bir adam; New Jersey’de oğlu, gelini ve torunuyla birlikte yaşıyor. Yakın zamanlarda kalp krizi geçirmiştir ve oğlu tekrar kriz geçireceği korkusuyla hiçbir şey yapmasına izin vermemektedir. Archie’nin hayatı yeniden çocuklarının eline emanettir artık. Çoğu kişi anne babasının hayatını yönetebileceğini, ne yapmaları gerektiğini söyleyebileceklerini düşünür. Ama insan bir noktadan sonra karşı koymaya başlar. Ve yapması gereken şeyi yapar. Kendine saygı duyan her anne-babanın yaptığı şeyi yapar. Bu macera fırsatı gün ışığına çıkınca, Archie de gerekeni yapacaktır. Evden tüyer.”
“Archie, uzun yıllardan beri ilk defa özgür kalmıştır.” diye belirtiyor yapımcı Mark.“Yeniden kavuştuğu özgürlüğün tadını çıkarır ve Las Vegas’taki her anı en iyi şekilde değerlendirmeye karar verir.”
Talih kuşu da Archie’nin yanındadır; yirmi bir oyununda el üstüne el kazanır. Böylece, yıllar boyunca Billy’nin onlar için sergilediği cömertliğe karşılık olarak kendisinin, Paddy ve Sam’in ona verebilecekleri en iyi düğün hediyesi ortaya çıkmış olur.
Bir de Sam var elbette. Emekli cenneti Florida’da yaşayanSam, eşinin gönlü olsun diye erkenden emekli olmuştur.Bu karakteri canlandıran Kline, Vegas macerası sayesinde Sam’in ne kadar mutlu bir evliliği olduğunu anladığını vurguluyor. “Erkenden işinden ayrılmış. Sıkılıyor. Eğlence, gençleşme ve eski dostlarıyla bir araya gelmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyor.”
“Evliliğindeki kıvılcım bir hayli sönmüştür.” diye ekliyor yapımcı Mark.“Eşi, dileğini yapması konusunda ona açık çek verir; nihayetinde evliliğinin kendisi için ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu, eşiyle ilişkisinin ne kadar kıymetli olduğunu anlar.”

Seslendirenler
Gösterim Tarihi: 01 Kasım 2013












