Kral Lear

Kral Lear

Kral Lear

 

Kral Lear filmini
Türkçe seslendiren sanatçılar :
Anthony Hopkins – Lear : Cüneyt Cakova
Emma Thompson – Goneril : Sema Kahriman,
Regan : Ayşegül Bingöl
Cordelia : Armağan Tezcan,
Edmund : Emrullah Uzun
Soytarı : Rıdvan Çelebi,
Gloucester Earl’ü : İskender Bağcılar
Kent Earl : Ömer Yıldıran
Edgar : Mehmet Hakkı Zorlu
Oswald : Özgür Öztürk
Cornwall Dükü : Başar Oray,
Albany Dükü : Fatih Er,
Fransa Kralı : Oray Özgan
Seslendirme Yönetmeni: Muharrem Daşgın – Hasan Baştürk
Seslendirme Stüdyosu : HD Vizyon Stüdyoları

LEAR – Esin rüzgarlar, esin! Yanaklarınız çatlayıncaya kadar üfürün! Kudurun!
Esin! Seller, boşanın! Kuleleri, tepelerindeki fırıldaklara kadar sulara
gömün! Düşünce hızıyla bir an içinde çakıp sönen kükürtlü ateşler, meşeleri
yaran yıldırımın öncüleri, alazlayın şu ak saçlı başımı! Siz de ey gökler,
kainatı saran o korkunç gürlemelerinizle yamyassı edin şu
yuvarlak dünyayı! Tabiatın insan döken
kalıplarını paramparça edin; nankör insan üreten tohumları silip süpürün!

(…)

Gökler, gürleyin var kuvvetinizle! Yağmurlar, akın! Yıldırımlar,
saçın ateşinizi! Siz benim kızlarım değilsiniz ki! Ben sizi nankörlük ediyorsunuz diye
yerebilir miyim? Koca bir ülkeyi vermedim ki size; “evlatlarım” demedim ki size! Bana hiçbir itaat
borcunuz yok sizin! Onun için keyfinize bakın, neniz varsa yağdırın üzerime… Görüyorsunuz,
kölenizim artık… Gücü kalmamış, adam yerine konmaz olmuş, zavallı, alil bir ihtiyarım. Ancak “o
habis kızlarıma yardakçılık ediyorsunuz” demekten de kendimi alamıyorum. O melunlarla birlik oluyor,
böyle yaşlı ve ağarmış bir başa göklerden savaş açıyorsunuz. Ayıp! Ayıp!

**

EDMUND – Ey tabiat! Benim tanrım sensin! Ben senin kanunlarına kul köleyim. Kardeşimden
on, on beş ay sonra dünyaya geldim diye niçin o baş belası göreneklerin zulmüne
uğrayayım? Toplumların o titizliği beni niçin haklarımdan mahrum bıraksın? Piçmişim,
alçağı, sefilin biriymişim, neden? Benim de namuslu, şerefli bir kadının evladı kadar
hatlarım düzgün, ruhum asil değil mi? Bedenim babamın kalıbını taşımıyor mu? Öyleyse
niçin piçlik, alçaklık damgası vuruluyor bize? Biz tabiatın gizli şehvet anlarında vücut
bulurken, evliliğin soğuk, yavan ve bıkkın döşeğinde, uyku ile uyanıklık arasında
vücut bulan o ahmaklar sürüsünden daha özlü, daha dinç, daha ateşli unsurlarla
yoğrulmadık mı? Ee… meşru kardeşim Edgar, mirasın benim olacak! Babamız, piç
Edmund’u meşru oğlu Edgar kadar seviyor. “Meşru oğlu!” Ne de güzel söz!… Hel şu mektup
istediğim tesiri yapsın, hele yalanım muvaffak olsun, piç Edmund meşru Edgar’ı
nasıl alt edermiş, o zaman görürüz. Büyüyorum artık… Yükseliyorum.
Hadi tanrılar, koruyun piçleri!

Yazan: William Shakespeare
Çeviren: İrfan Şahinbaş
Kral Lear