Uyuyan Adam
Uyuyan Adam filmi.
Filmin orijinal adı : The Man Who Sleeps
Uyuyan Adam
Paris’te 25 yaşında bir erkek öğrenci, etrafındaki dünyaya kayıtsız hale gelir
ve ardından güçlü bir yabancılaşma ve umutsuzluk duygusuna kapılır.
Modern yaşamın ağırlığını kaldıramayan, “tutunamayan” bireyler üzerine
bir film. Artık hiçbir şey hissetmeyen isimsiz baş karakterin hikayesi,
diyalog olmayan, sadece bir dış sesin konuştuğu film boyunca anlatılıyor.
Yönetmen Bernard Queysanne
Senaryo : Georges Perec
Oyuncular Jacques Spiesser, Ludmila Mikaël.

Uyuyan Adam filminde örnek bir metin :
ANLATAN : Çalar saatin çalıyor, kılını kıpırdatmıyorsun…
yatağından çıkmıyorsun, tekrar kapatıyorsun gözlerini.
Önceden düşündüğün bir eylem değil hatta bir eylem bile değil
eylem yoksunluğu gerçekleştirmediğin bir eylem gerçekleştirmekten kaçındığın bir eylem.
Erkenden yatmıştın huzur içinde uyumuştun
çalar saatini kurmuştun çaldığını da duymuştun
en azından dakikalarca, çalmasını beklemiştin çünkü sıcaktan,
ya da ışıktan ya da sırf beklediğin için zaten uyanıktın.
Hareket etmiyorsun, hareket etmeyeceksin.
Başka birisi, belki ikizin, belki de düzenli benzerin
senin yapmadıklarını, birer birer senin yerine yapıyordur:
Uyanıyor, yüzünü yıkıyor, tıraş oluyor, giyiniyor, dışarı çıkıyor.
Merdivenlerden zıplayarak inmesine caddede koşmasına
hareket halindeki otobüse atlamasına nefes nefese ama muzaffer bir şekilde
sınava yetişmesine izin veriyorsun.
Çok geç kalkıyorsun. Yabancılaşma, işçiler, modernlik ve
boş vakit üzerine, beyaz yakalılar ya da
otomasyon üzerine başkaları hakkındaki bilgilerimiz üzerine,
Tocqueville’in rakibi Marx üzerine Lukacs’ın muhalifi…
Weber üzerine bildiklerini, düşündüklerini
düşünmek zorunda olduğunu bildiklerini dört, sekiz ya da
on iki sayfaya yazmayacaksın. Zaten bir şey yazamazdın da,
çünkü pek bir şey bilmiyor hiç düşünmüyorsun. Sandalyen boş kalıyor.
Okulunu bitiremeyecek diplomanı asla alamayacaksın.
Artık ders çalışmayacaksın. ( filmden alıntı )















